Kriptopara > Kripto Ekonomiye Giriş

Geçtiğimiz yıllarda dünya gündemine çıkan kripto paralar ve bu paraların oluşturduğu kripto ekonomi, sorunlara geleneksel ekonomiden farklı bir yaklaşım sergiliyor. Bu farklı yaklaşım sayesinde pek çok soruna yeni çözümler getiriyor ve bu sayede değeri günden güne artıyor.

Kripto ekonomi, basitçe kriptografi yani şifreleme ve ekonominin iç içe geçmiş halidir. Bilgisayar biliminin uğraşı olan kripto ekonomi, kullanıcılar arası koordinasyon ve etkileşimlerin sorunlarını çözmeye çalışan bir alandır. Üçüncü partiler aracılığıyla çözülen bir takım sorunları onlar olmadan çözmek adına imkanlar sunar.

Kripto Ekonomi Neden Önemli?

Kripto ekonominin bazı özellikleri onun git gide değerlenmesini ve önem kazanmasını sağlıyor. Bunlardan başlıcaları:

Sansürsüz: Devletlerin veya nüfuzlu kurumların finansal aktiviteleri engellemesini önler.
Yüksek Güvenlik: Üçüncü partilere yer olmadığı için pek çok sahtekarlığın önüne geçilir.
Düşük Ücret: Üçüncü partilerin kazanç sağlamak için kestiği işlem ücretleri olmadan daha düşük maliyetli işlemler yapılır.
Şeffaflık: Ağda bulunan herkesin bütün işlemleri (kullanıcı bilgilerine erişmeden) görmesi mümkündür.
Sınırdan Muafiyet: Herhangi bir siyasi veya fiziki sınırı olmaması bu sistemlerin her yerde kullanılabilmesini mümkün kılar.
Hataya Dayanıklı: Merkezi bir yapısı olmamasının bir getirisi olarak bir veya pek çok bilgisayar hata verse de eş zamanlı bütün cihazlarda bir hata olmadıkça sistem işlemeye devam eder.

Ağ Güvenliği

Şifreli bir para yaratılması fikrinin önünde duran en büyük problemlerden birisi Bizans Generalleri Problemi olarak bilinir. Bu problem, topluca fikir birliğine varmanın, aralarındaki kötü niyetli insanlar olacağı varsayımıyla asla mümkün olmadığını ileri sürer. Bu problemi Satoshi Nakamoto adlı veya takma adlı kişi veya grup, ekonomik teşvikleri kullanarak Bitcoin’de uygulamış ve çözüme kavuşturmuştur. 

Ağ güvenliği noktasında bir diğer mekanizma “Proof of Work”, kısaca PoW’dur. Bu mekanizmaya göre geçerli olan blok, işlem kanıtı adı verilen ve işlemlerin yazılı olduğu bloğun sonuna eklenip SHA256 kriptografi sisteminden geçirilince, ilk 30 karakteri sıfır olan bir hash kodu (kutucuktaki bilgilerin şifrelenmiş hali) vermelidir. Bu kodu ilk bulan kişiye ise ekonomik teşvik olarak belli bir miktar (ortalama 4 yılda bir yarılanır) Bitcoin verilir. Bu hash kodları bir sonraki blokta da yazar. O bloğun has kodu da bir sonrakinde ve bu şekilde birbirine bağlı bloklar oluşturulur. Bir bloğun üzerine yeni bloklar eklendikçe o bloğun içindeki bilgiler doğrulanmış olur ve böylece en uzun Proof of Work sahibi blokların oluşturduğu zincir geçerli sayılır.

“Proof of Stake”, kısaca PoS ağ güvenliği alanında bir başka mekanizmadır. Bu mekanizmada ise göz önünde bulundurulan şey ne kadar tokena sahip olduğunuzdur. Yani sizin ne kadar paya sahip olduğunuz, sizin blok üretmenizi belirliyor. Gücünüz elinizde ne kadar token bulunduğuyla doğru olduğu için fazla token sahibi olan kişi daha yüksek ihtimalle sonraki bloğu üretiyor.

51 saldırısı olarak bilinen saldırıda, kötü amaçlı kişi veya kişiler PoW için işlemci gücünün %51’ine, PoS içinse kripto paraların %51’ine sahip olursa gücün çoğunluğunu ele geçirerek dolandırıcılık yapabileceği öngörülmektedir. Ancak basit bir mantık yürütmeyle böylesi bir durumun hiç de verilen ve harcananlara değmeyeceği anlaşılır. Gücün çoğunluğunu eline geçiren kişinin bu gücü dolandırıcılıkta kullanıp zamanla sistemin değer kaybetmesine sebep olmaktansa, doğru bilgi içeren yeni bloklar üretmek için kullandığında çok daha fazla kazanç elde edeceği bariz bir şekilde görülmektedir.

Kripto Ekonominin Parçaları

Kripto paralar, madenciler vasıtasıyla oluşturulup piyasa akışına girer. Blok içerisindeki işlemlerle birlikte onaylandığında, madenciler ödül olarak token kazanırlar ve bunları satarak para kazanırlar. Bu ekonomik teşvik ile madencilerin dürüst davranması sağlanır. Madencilerin yaptığı iş, bloğun hash kodunun ilk 30 karakteri sıfır olana kadar o bloğun sonuna yazılacak çeşitli sayı kombinasyonları denemektir. Bu sayıyı bulan ilk madencinin bloğu onaylanır ve içindeki işlemlerle zincire eklenir. 

Çıkarılan bu ödül tokenlar, madenciler tarafından satılarak paraya çevrilir ve bu yolla yeni tokenlar markete girerek ekonominin canlı ve değişen değerlere sahip olmasını sağlar. Tokenları alan kişilerse ister uzun süreli bir yatırıma dönüştürür ya da kısa süreli alım satımlar ile kâr etmeye çalışırlar. Ya da Bitcoin’in kabul edildiği yerlerde bu tokenlarını harcarlar.

Gördüğünüz gibi kripto ekonomi, geleneksel ekonomiden pek çok noktada ayrılarak ve gerek yeni sorunlara yeni çözümler getirerek gerek de uzun zamandır var olan sistemlere alternatifler sağlayarak önem kazanıyor. Git gide yeri sağlamlaşan, daha fazla kişiyi ve kuruluşu bünyesine katan bu ekonominin gelecekte çok daha farklı formlarda ve imkanlarda karşımıza çıkacağına şüphe yok. Daha fazla içerik için Alien Akademi’yi ziyaret edebilirsiniz.